14 Temmuz 2009 Salı

Centrum Universalis

Neden etrafınızda hiçkimsenin olmadığını düşünmüyorsunuz? O herşeyi paylaştığınızı düşündüğünüz, size daha yakın birinin olmadığını hissetiğiniz o "şeylerin" yanınızda olmadığını bir an için düşünün. "Sosyal hayat" sürerken. Savaşın tam ortasında.

Kimsenin birbirinden zerre kadar hoşlanmadığı, oysa herkesin birbirine sahte gülücükler gönderdiği arkadaşların yok. Tag'lenmiş yeni fotoraflar yok, "ignore" tuşuna bastığında kendini tanrı zannetiğin sanal alemde yok. Abarttığın her göz yaşı nereye gitti zannediyorsun? Daha örnek vermem gerekiyor mu?


Tüm bu arkadaşlık kisvesi altına bürünmüş, şirin gibi gözüken, sığ düşünce oyununda "özgüven", "kendine güvenmek" gibi şeyler nası türüyor?


Kaçarak nereye varmayı düşünüyorsun peki? Kaçtığını görüyorum. Sadece bahaneler ve yalanlar için düşünüyorsun farkındasın değil mi? Baş parmağı evrilmiş bir maymundan ne farkın var?


Sana acımıyorum, sen boşluğunda uyurken boğulacaksın. Gökyüzü yabancıların...

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Hayal?

Gırtlağımda birşey var bu gece, öksürüyorum gitmiyor sanki. " Yılların sabrı " diyor cadı, "Sebepsiz nefretler, üzüm buğusu gibidir,ciğerlerini sarar, ama farketmezsin ". Kesik kesik nefes alıyorum bazen, sanki kamyonun altında az daha ezilmekten kurtulmuş bi köpek gibi. Benzetmenin vurgusu köpek üstünede olsa, önemli olan kurtulmaktı. Olmamış şeylere, tamamiyle olmamış, hayal olan bir gerçeklik oyunundan, ciğerlerim mahvolmuşta haberim yok!
Cadı söyledi bunları. İlk önce gerçeği görmek gerek,hayal sonra...

9 Temmuz 2009 Perşembe

Hoşgeldin...

Buraya ilk kez geliyorsun: Alınan nefes bile değişik, yanındaki yıldız, güneşten bile çok ışıldıyor.

Franz Kafka

Korku?

"Eğer neden korktuğumu bilseydim, bu da bir adım olurdu."

J. Paul Sartre - Bulantı

Hayat?

"Hayat nedir?" diye soruyorsun. Bu soru "Havuç nedir?" diye sormakla aynı şey. Havuç havuçtur işte. Başka da birşey bilmiyoruz...

Anton Çehov

8 Temmuz 2009 Çarşamba

Gereksiz paragaf.

Bir amaca hizmet eden düşünceler, diğer düşünceler tarafından sığ olarak görülse de yarattığı etki bakımından diğerlerinden daha büyük bir etki gösterebilir. "Amaç" ne olursa olsun , eğer bir düşünceye sahipse dikkat ile incelenmelidir. Yoksa yaratacağı etki hayatınıza, belkide canınıza kast edecektir. Amaç bir kurşun, dil ise silahtır. Düşünce ise parmaklarınız.
Düşünmeden atılan her adım , kendi elleriyle kendi mayınını döşemek gibidir. Bu bir rahatlıklık, genişlik,bir özgüven şovundan ziyade "rus ruleti" 'dir. Kurşunun beyninizi uçurması işten bile değildir!